Peygamber Efendimizin insanlara örnek olacak 15 güzel ahlakı

Alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselam’ın güzel ahlaklarından yalnızca birkaçını içeriğimizin devamında bildirdik.

Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed aleyhisselam tüm Peygamber ve insanlardan daha üstün bir ahlaka sahiptir. Hiçbir kimse, hiçbir bakımdan, hiçbir şekilde Onun zerresi olamaz. Rabbimiz Onu en mükemmel bir şekilde yaratmıştır. Dünyanın en şefkatli kalbine sahip olan Peygamberimiz hiçbir mümine sert bakmamış, hakaret etmemiştir. Peygamberimiz kafirlere en sert söz olarak “Bilmiyorlar, bilseler böyle yapmazlardı” buyurmuştur. Peygamberimizin sabrını, merhametini, tevâzû’nu, iffetini, ilmini, gayretini ve cömertliğini gören birçok kafir imana gelmiştir.

Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ın Güzel Ahlakı

Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesellem) ilmi, irfânı, aklı, zekâsı, ikanı, tevâzû’u, cömertliği, gayreti, sabrı, şefkati, sadâkati, hamiyyeti, şecâ’ati, emâneti, mehâbeti, belâgati, fesâhati, fetâneti, melâheti, iffeti, vera’ı, insâfı, keremi, zühdü, hayâsı, takvâsı tüm Peygamberlerden daha fazladır.

1) Gün içerisinde ya sabah ya da akşam yalnızca bir kez yemek yerdi. Eve geldiğinde yiyecek var mı diye sorara, eğer yoksa oruç tutarlardı. Yemek yerken de diz çöküp bir yere dayanmadan yemek yerdi. Yemeğe başlamadan evvel besmele çeker ve sağ eli ile yerdi.

2) Peygamber Efendimiz düşmanlarının eziyyet ve zararlarını af ederdi ve hiçbirine karşılık vermezdi. Uhud gazasında kâfirler, Efendimizin yanağını kanatıp dişlerini kirdıkları vakit, bunu yapan kişiler için şöyle buyurmuştur; “Yâ Rabbî! Bunları affet! Câhilliklerine bağışla”.

3) Muhammed Aleyhisselam kendisini her çağırana lebbeyk yani efendim diyerek cevap verirdi. Hiçbir kimsenin yanında mübarek ayaklarını uzatmaz, diz çöküp otururdu. Hayvan üzerinde giderken ise bir yaya gördüğünde ona arkasını binmesini söylerdi.

4) Dünyanın en şefkatli kalbine sahip olan Sevgili Peygamberimiz pek şefkatliydi. Hayvanlara su verir, su kabını mübarek elleriyle tutarak hayvanların doymalarını beklerdi. Üzerine bindiği atın yüzünü ve gözünü silerdi.

5) Efendimiz aleyhisselatü vesselam kıyafetlerindeki yırtıkları ve sökükleri kendi yamalar, koyunlarını kendi sağar, hayvanlarına yem verirdi. Çarşıya çıktığı vakit satın aldıklarını kendisi eve taşırdı. Yolculuk esnasında hayvanlarına yem verir bazan tımar da ederdi. Tüm bunları bazenleri yalnız yapar, bazenleri de hizmetçilerine yardım ederdi.

6) Muahmmed aleyhisselam eshabının oturduğu yere geldiğinde baş tarafa oturmaz, gördüğü herhangi bir aralığa geçer otururdu. Bir gün sokağa çıktıklarında Efendimizi görenler ayağa kalktılar. Bu esnada Efendimiz; “Başkalarının birbirlerine saygı duruşu yaptıkları gibi, benim için ayağa kalkmayınız! Ben de, sizin gibi bir insanım. Herkes gibi yerim. Yorulunca, otururum” buyurdu.

7) Peygamberimiz sabah namazını kıldırdıktan sonra cemaate karşı oturup şöyle derlerdi; “Hasta olan kardeşimiz var mı? Ziyaretine gidelim!” derdi. Hasta yoksa, “Cenazesi olan var mı? Yardıma gidelim!” derdi. Eğer cenaze varsa, cenazenin yıkanıp kefenlenmesinde yardımcı olur, namazını kıldırıp kabrine kadar giderdi. Cenaze yoksa da “Rüya gören varsa anlatsın! Dinleyelim, tâbir edelim!” derdi.

8) Peygamber Efendimiz eshabından birini üç gün görmez ise, merak ederler ve onu sorardı. Eğer o kişinin yolculuğa çıktığını öğrenirse o kişiye hayır duada bulunur, şehirde ise ziyaretine giderdi.

9) Sevgililer sevgilisi Muhammed aleyhisselam hastaları ziyaret eder ve cenazelere teşrif ederlerdi. Gönül almak için kafir ve münafıkların hastalarını bile ziyaret ederlerdi.

10) Efendimiz aleyhisselam faydasız ve lüzumsuz bir şey söylemez, yeri geldiğinde kısa, faydalı ve manası açık olarak söylerdi. Bir şey söylediğinde iyi anlaşılsın diye de bazenleri söylediğini üç defa tekrar ederdi.

11) Efendimizin kahkaha atarak gülmezler, yalnızca sessiz bir tebessüm ederlerdi. Bazenleri gülerken mübarek on dişleri görünürdü.

12) Efendimiz aleyhisselam çok heybetli olduğundan, kimse yüzüne bakamazdı. Bir kimse gelip yüzüne baktığında terlemeye başlardı. Efendimiz karşısında terleyen kişiye; “Sıkılma! Ben melik değilim, zâlim değilim. Et suyu yiyen bir kadıncağızın oğluyum” derdi. O andan itibaren adamın korkusu gider ve derdini anlatmaya başlardı.

13) Peygamberimiz hiçbir kimsenin ayıbını yüzüne vurmaz, kimseden şikayeti olmaz, ve kimsenin arkasından söylenmezdi.  

14) Peygamberimizin tanıdıklarına, yabancılara, çocuklara, ihtiyar kadınlara ve kendisine mahrem olan kadınlara latife yapardı. Ancak latife yapması Allahü Teala’yı bir an bile unutmasına neden olmazdı.

15) Sevgili Peygamberimiz çok cömert idi. Yüzlerce deva ve koyun bağışlar, kendisine bir şey bırakmazdı. Peygamberimizin bu cömertliğini gören nice katı kalbli kafirler, bu cömertliğin karşısında iman etmişlerdir.

 

YORUM YAPIN