Survivor Ayşe kimdir? Survivor 2022 All Star Ayşe Yüksel nereli, boyu ve yaşı kaç?

Survivor All Star finale doğru yaklaşırken yarı final adaylarının hayatları merak konusu oldu. Survivor'da yarı final koltuğuna oturmak için SMS oylamasına kalan isimlerden biri ise Ayşe Yüksel oldu. Peki Survivor Ayşe Yüksel kimdir? Survivor Ayşe Yüksel boyu kaç? Ayşe Yüksel kaç yaşında ve nereli? İşte, Ayşe Yüksel hayatı...

Survivor Ayşe, TV8'in en çok izlenen yarışmalarından Survivor All star 2022'da gönüllüler ile mücadeleye dahil olmuştu. Ardından ünlülere transfer olan Ayşe yarışmaya kaldığı yerden devam etti. Son 4'e kalan iki kadından biri Survivor Ayşe’nin hayatı sevenleri tarafından araştırılıyor. Survivor’da azmi, hızı, sempatikliği ve güzel sesi ile seyircinin kalbini fetheten Ayşe’nin biyografisi…

SURVİVOR AYŞE YÜKSEL BİYOGRAFİSİ

Adı: Ayşe Yüksel

Doğum Tarihi: 23 Mayıs 2000

Doğum Yeri: Düzce

Burcu: İkizler

Kilosu: 60 

Boyu: 164 cm

Göz Rengi: Kahverengi

Saç Rengi: Kahverengi

Medeni hali: Bekar

Meslek: Tenis Antrenötörü

İnstagram: @ayseyukselofficiall

SURVİVOR AYŞE YÜKSEL KİMDİR?

Halter branşı genç kategorisinde Türkiye 3.'sü  Survivor Ayşe Yüksel, 23 Mayıs 2000 Düzce doğumlu. Eğitimine Düzce Üniversitesi'nde devam eden Ayşe, spor ile çok içli dışlı olduğunu belirtiyor. Ayşe Yüksel, çocuk yaşlardan itibaren sporun pek çok farklı branşıyla ilgileniyor. 6 yıl mahalli ligde voleybola devam ederken tenis antrenörlüğü yapan Ayşe, 4 yıldır tenis antrenörlüğünü sürdürüyor.

"Ayşe Yüksel, 23 Mayıs 2000 tarihinde Düzce'de doğdum. Düzce Üniversitesi'nde spor yöneticiliği bölümünde 2. Sınıf öğrencisiyim. Ortaokulda masa tenisi eğitimi aldım ayni zaman da 7. Sınıfta haltere başladım ve genç kategorisinde Türkiye'de 3. oldum. 1 yıl yaptıktan sonra bıraktım ve voleybola başladım. 6 yıl mahalli ligde voleybola devam ettim. Aynı zaman da voleybolun ikinci senesinde tenis antrenörlüğüne başladım 4 yıldır devam ediyorum. Aynı zaman da lisede de basketbol okul takımında yer aldım 3 yıl. Üniversitede 1 yıl futsal ve yüzme dersi gördüm. Şuan tenis hocalığı yapıyorum ve okuyorum."

SURVİVOR AYŞE YÜKSEL'İN RÖPORTAJLARINDAN KESİTLER

Adapte olamadın mı hala?

Oldum aslında ama bazen gelgit yaşıyor insan. Tam alıştım diyorum sonra yine kalabalığın içinden soyutlanma isteği geliyor. Doğal ortamına çekilmek istiyorsun. Ben de elimden geldiğince o duyguyu bastırıp insanlara ve ortama adapte olmaya çalışıyorum. Çünkü sürecimiz çok kısa. Buradan çıktıktan sonra hedeflerine ulaşabilmen için daha çabuk adapte olman gerekiyor. O yüzden elimden geldiğince alışmaya çalışıyorum.

Kendi evine döndükten sonra rüya görmek gibi garip durumlar oluyor mu?

O kadar yorgunum ki hiçbir şey görmüyorum. Dün masaja gittim ama masajdan sonra yine her yerim ağrıyor. Psikoloji ve vücut yorgunluğu geçmiyor bir türlü. Hala ağrılarım var. Yatağa yattığım an bırak Rüya görmeyi uyuyabildiğim için şükrediyorum. Dora ve Poyraz ile konuşuyoruz ve sabaha kadar uyuyamadıklarını söylüyorlar. Hala bir düzen oluşturamadık.

Her şey bitti ve artık buradasın. Seçilme süreci, karar anı, hazırlanma, gitme, final… Tüm bunların sonunda ne hissediyorsun?

O heyecan başlangıçta çok fazlaydı. Gerçekten bir rüya gibiydi. Süreç o kadar hızlı ilerliyor ki heyecanı ve daha önce hissetmediğin duyguları keşfetmeye başlayınca adrenalin kaplamaya başlıyor. Gözünde canlandırmaya çalışıyorsun ama canlandırdığından daha fazlası geliyor karşına. Seçiliyorsun; duygusal anlar yaşıyorsun. Gidiyorsun; bu seferde buradaki hayatından ayrıldığın için duygusallaşıyorsun. Oraya gittiğimiz zaman baraka ile karşılaştık. Burada mı uyuyacağız şaka gibi, dedim. Gece sesler geliyor, bildiğin ıssız bir ada. Vahşi bir hayat. Hatta ilk zamanlar korkarak uyuyordum. Sonrasında alışmaya başlıyorsun. Her gün farklı bir şeyler öğreniyorsun. Farklı bir duygunu, farklı bir yanını keşfediyorsun. Survivor önce kendini keşfetmen ve kendindeki duyguları ortaya çıkarman için çok güzel bir yer. Gerçekten herkesin gitmesini tavsiye ettiğim ama gerçekten kafayı kesinlikle kırıp gitmesini tavsiye ettiğim bir yer. Çünkü orası normal bir kafa ile çekilecek bir yer değil.

Sen orada mı kırdın yoksa kırarak mı gittin?

Ben, kırarak gittim. Zaten bu delilik vardı bende. Oraya gidince daha çok patladı. Deli cesaretini buldum kendimde ve çıktım bir yola. Çok da güzel bir süreç geçti benim için. Zorlandığım zamanlar oldu ama elimden geldiği kadar göstermemeye çalıştım. Çünkü güçlü yanın Survivor’da daha ağır basmazsa çok ezik ve sönük kalıyorsun. O yüzden elimden geldiğince ağır ve baskın bir karakter olmaya çalıştım.

 2021 Survivor’ı takip etmeyenlerin dahi aklında kalan isimlerden oldun. Dolayısı ile bu yarışmanın karşılığında adının geçtiği bir hikaye yaratmayı başardın ve bu çok değerli. Bu durumun farkında mısın?

Evet, farkındayım. Aslında hala bu durumun şokundayım. İlk başlarda geldiğim zaman gözümün önünde şampiyon olamadığım için üzülen bir aile profili gördüm. Cenaze mi çıktı neden böyle somurtuyorsunuz diye sordum. O günde bana rekor kırdığımı söylediler. Şampiyon olmasam bile en iyisi olarak tamamladığım bir Survivor var. İnsanlar tarafından bu şekilde tepkiler gelince ben de onore oluyorum. Bunun emeğini verdiğim için vicdanım rahat bir şekilde o övgüleri alıyorum. Survivor’dan çıkıp bir şey kaybetmek mümkün değil. Hiç değilse seni seven insanlar kazanıyorsun. Evet, ben şampiyon olamadım ama beni seven bir sürü insan kazandım. Bunlar benim için daha önemli şeyler.

Survivor’da en sinirli kişi kimdi?

En sinirli diyebileceğim kimse yoktu. Herkesin dönem dönem agresif olduğu zamanlar oluyordu. Çünkü açlık başa vuruyor, boş zamandasın, yapabileceğin hiçbir şey yok. Bazen durup dururken dahi tartışma çıkıyordu. O yüzden çok sinirli diyebileceğim biri yoktu. Başlarda Reşat biraz homurdanırdı. Bu lazlarda çok olur, ben de bilirim. Biraz homurdandığı, agresif konuştuğu zamanlar oluyordu ama sonradan onu törpüledi.

 En sorumsuz kişi kim?

Buradan biraz linç yiyebilirim. Oyun anlamında herkes sorumluluk oluyordu. Ama oyun dışında çok sorumsuz gördüğüm şey kızların almaması. Başta Poyraz da çok sorumluluk alıyordu. Sonra o da bıraktı. İnsanların farklı dönemleri olduğu için bir ara yapıyorsa bir ara yapmıyor. Orada sürekli bir hayat mücadelesi verdiğin için gelgitler çok yaşanıyor.

En cömert kişi kimdi?

Dora ve Poyraz son zamanlarda bana çok cömert davrandılar. İkisini de çok seviyorum. Bütün iyi özelliklere söyleyebileceğim iki kişi var.

En çok heyecanlandıran kişi?

Kendim. Çok heyecanlandırıyordum kendi kendimi. Bir insan zaten kendi kendini heyecanlandıramıyorsa bunu başkası yapamaz. O heyecanı, senin vermen gerekiyor hem kendine hem de karşındakine.

En son en çok hüzünlendiğin anı paylaşabilir misiniz?

Her gidene o kadar üzüldüm ki. Ama son zamanlarda Dora ve Berkay’ın elenmesine çok üzülmüştüm. Bir de Steven’in elenmesi. Hepsini ağlayarak gönderdim. Benim için çok değerli insanlar. O yüzden onlar gittiği zaman çok üzüldüm. Bir gün kabuğuma çekildim ve ağladım. Çünkü insanlara değer vermeyi, sevmeyi seviyorum.

 Çok fazla hayır deme özelliğin yok mu?

Var ama çok yok. İnsanları kırmayı sevmiyorum. O yüzden hayır diyebileceğim çok olay olmuyor.

 Kendini affettireceğin bir andasın ve seni dinliyor. Anlatır mısın?

Bir gün bunu söylediğim için özür dilerim demiştim. Çünkü o an adrenalin ile ağzımızdan çıkanları tartamıyoruz. Üzüldüğü için ben de gidip özür dilemiştim.

 Onu nasıl sevdiğini tarif edebilir misin?

Çok güzel severim. Sevmek en çok değer verdiğim duygulardan biridir. Çünkü yatağında yatan hastaya bile verebileceğin en güzel ilaç sevgidir. Toplumumuzda sevgi görmeden büyümüş çok fazla birey var. Bunun değerini bilmeden, fütursuzca yaşayan çok insan var. Severken her zaman karşımdaki insana iyi hissettirecek şekilde yaklaşırım. Sevdiği şeyleri yaparım. Tamamen mutlu olmak adına o sevgiyi sağlamlaştırıp güven çerçevesi içinde, her zaman yanımdaki insana “iyi ki onunlayım” dedirtecek şekilde yaklaşırım. Sevgi bence her zaman hissettirilmesi gereken en önemli duygulardan biri. Aşka da inanırım ama biraz geçici gelir bana. Aşk, hoşlanma gibi bir duygu. Hoşlanırsın ama sevmeyebilirsin.

 İlgiden kastın ne oluyor?

Bana sevdiğini söylesin, pozitif bir yaklaşım göstersin. Sürprizleri severim, sürpriz yapsın.

 Bir insan seninle neden anlaşamaz Ayşe?

Genelde herkesle anlaşıyorum. Ben anlaştığımı düşünüyorum ama karşı taraftan bu tarz etkiler alamıyorum. Genelde erkeklerle iyi anlaşıyorum. Erkeklere nazaran kadınların arasında ufak kıskançlıklar oluyor.

Üzerine düşündükçe kendimi tanıyamıyorum dediğin bir olay var mı?

En sondaki oyunda çok benim dışımda gibi davrandım. Ağladım ve psikolojim bozulmuş gibi davrandım. Kendime hiç yakıştırmamıştım. Benlik bir hareket değildi çünkü Survivor psikolojisinde kendime “Bugün böyle isen yarının telafisi var.” diyerek iyi geldim. İlk oyunuma da son oyunummuş gibi çıkmıştım. O yüzden orada fazla bir tepki gösterdiğimi düşündüm.

 

YORUM YAPIN